DigiByte Teknolojileri

Eminim bir çoğunuz DigiByte projesini incelerken üstün güvenlik, hız ve ölçekleme özelliklerinin anlatıldığı bölümlerde DigiShield, MultiAlgo, MultiShield ve DigiSpeed gibi bazı tabirler görmüşsünüzdür. Peki nedir DigiByte'ın sahip olduğu bu teknolojiler? Ne işe yararlar ve neden önemlidirler?

DigiByte Teknolojileri

Bazı kaynakta DigiByte'ın bir Bitcoin ya da Litecoin forku olduğuna dair bilgilere rastlayabilirsiniz. İnsanlarda yanlış bir algı yaratan bu ifade ile aslında anlatılmak istenen, DigiByte'ın tıpkı onlar gibi UTXO (Harcanmamış işlem çıktısı) temelli bir Blockchain olduğu ve aynı kod çekirdeği üzerine inşa edildiğidir. DigiByte herhangi bir projenin forku olmayıp 10 Ocak 2014 de kendi genesis bloğu üzerinde çalışmaya başlamış özgün bir zincirdir.

Ekim 2013 de DigiByte'ın yaratıcısı Jared Tate, Satoshi Nakamoto'nun orjinal Bitcoin koduna ve merkeziyetsiz P2P felsefesine sadık kalarak, daha güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir bir Blockchain yaratmak için işe koyulmuştur. Bugün geldiğimiz noktada bu amaca ulaşmak için gereken geliştirmelerin hepsinin DigiByte Topluluğu tarafından birer birer başarıyla hayata geçirildiğini görüyoruz. Bu geliştirmeleri daha iyi anlayabilmeniz için size önce ana hatlarıyla bir Blockchain nasıl çalışır ondan bahsetmek istiyorum.

Blockchain nasıl çalışır?

Bitcoin, Litecoin ve DigiByte gibi PoW yani Proof of Work (İş kanıtı) prensibi ile çalışan ve mining ile yeni koinlerin üretildiği sistemlerde madenciler çok kritik bir göreve sahiptir. Madenciler ağ üzerinde yayınlanan her işlemin geçerliliğini kontrol edip onaylayarak blok zincirine eklenmelerini sağlamakla yükümlüdürler. Yaptıkları bu işin karşılığında ise keşfettikleri her yeni blok için önceden belirlenen blok ödülü kadar yeni koin üretmeye hak kazanırlar. Yeni blokları keşfetmek için birbirleri ile yarışan madenciler, belirli algoritmalardaki bir dizi şifreyi ilk çözen olabilmek için işlem güçlerini (Hash) ortaya koyarlar. Ağdaki madenci sayısı ve hash gücü ne kadar yükselirse, çözülecek şifrenin zorluk dereceside buna paralel olarak o denli yükselmektedir. Bitcoin 2 haftada bir, Litecoin ise 3 günde bir ağdaki hash gücünü yeniden ölçüp zorluk derecesini güncellemektedir.

Şimdi diyelim ki Bitcoin ağında 100 madenci var ve 100 birimlik hash gücüne sahipler. Yeni blokların bulunma zorluğu da bu güce paralel olarak 100 düzeyinde olsun. Birden bu 100 madencinin 90'ı işi bırakırsa ne olur? Kalan 10 madenci 10 birimlik hash güçleri ile 100 birim hash gücü gerektiren zorluk düzeyine sahip bir şifre ile baş başa kalırlar. Ta ki Bitcoin ağı 2 haftalık döngü sürecini tamamlayıp zorluk düzeyini 10 madenciye uygun olacak şekilde yeniden ayarlayana kadar. Peki bu süreçte neler yaşanabilir? Yeni blokların bulunması dolayısıyla işlemlerin onaylanması anormal derecede uzun süreler almaya başlar hatta belki hiç yeni blok bulunamayabilir ve sistem tamamen durur. Böyle bir senaryonun gerçekleşme ihtimalinin zor olduğunu düşünüyorsanız Bitcoin hash gücünün %70 Çin kaynaklı olduğunu hatırlatmak isterim. Çözüm: DigiShield.

SigiShield

28 Şubat 2014 tarihinde DigiByte'ın hayata geçirdiği ilk geliştirme olan DigiShield sayesinde zorluk düzeyi bulunan her yeni bloktan sonra tekrar ayarlanabiliyor. DigiByte'ın 15 saniyelik blok süresi ile düşünürsek bu gerçek zamanlı zorluk ayarlaması anlamına geliyor. Yani madenci sayısı ve hash gücünde oluşabilecek anormal boyuttaki artış veya düşüşler karşısında DigiByte Blockchain anında zorluk düzeyini güncelleyerek sorunsuzca çalışmaya devam edebiliyor. Blockchain güvenliğinde çığır açan bu teknoloji bugün zCash ve DogeCoin'in de aralarında olduğu 40'ın üzerinde Altcoin tarafından uyarlanarak kullanılmaya başlanmıştır.

Bir diğer senaryomuz ise %51 atağı. Belki zaman zaman hepinizin aklına şu sorular gelmiştir; 21 Milyon adet üretilecek olan Bitcoin den acaba daha fazla üretme ihtimali yok mu? Önceden belirlenen kurallar değiştirilemez mi? Değiştirilirse ne olur? Üzerinde konsensüs sağlanan çekirdek kodunu birisi keyfi olarak değiştirmeye kalkar ise bu yeni kod dizeleri ağdaki orjinal koda sahip ve çoğunluğu elinde bulunduran madenciler tarafından tarafından reddedilir ve dışlanarak blok zincirine eklenmez. Peki ağdaki art niyetli madencilerin %51'i bir araya gelir ve çoğunluğu sağlayıp bu yönde bir girişimde bulunursa ne olur? Orjinal koda sahip madenciler azınlığa düşeceği için bir sürü sahte blok ve koin üretilip zincire eklenebilir! Bitcoin madencilerinin %70'i Çin de bulunuyor dediğimi hatırlıyorsunuz değil mi? Çözüm: MultiAlgo.

MultiAlgo

1 Eylül 2014 tarihinde DigiByte'ın hayata geçirdiği ikinci geliştirme olan MultiAlgo sayesinde madenciler 1 yerine birbirinden bağımsız ve eşit ağırlığa sahip 5 farklı algoritma ile yeni blokları bulmaya başladılar. Bu sayede tek bir algoritmada art niyetli madenciler %51'in çoğunluğa ulaşsa bile diğer algoritmalar da hesaba katılınca bu art niyetli girişim ancak %10 düzeylerine denk geliyor. Bu eşsiz teknoloji sayesinde bugün Bitcoin ağının 70'ini elinde bulunduran Çin'li madencilerin hepsi birden aynı anda DigiByte kazmaya başlasa bile burada en fazla %20 çoğunluğa erişebiliyorlar.

MultiShield

1 Aralık 2014 tarihinde DigiByte'ın hayata geçirdiği üçüncü geliştirme olan MultiShield temelde DigiShield'ın sağladığı özelliklerinin 5 farklı algoritmaya senkronize olarak uygulanması anlamını taşıyor. Böylece her algoritma bir diğerinden bağımsız olarak kendi zorluk seviyesini gerçek zamanlı olarak ayarlayabiliyor. Bu sayede hem hash gücü dalgalanmaları hemde art niyetli madenci ataklarına karşı DigiByte dünya üzerindeki en güvenli UTXO Blockchain olma ünvanını elinde bulunduruyor.

Hız ve ölçeklenebilirlik sorunlarına gelecek olursak, Bitcoin'in saniyede 8 işlem kapasitesi sunduğunu ve 10 dakikalık blok sürelerine sahip olduğunu görüyoruz. Bu kısıtlı kapasite yüzünden kullanıcılar işlemlerinin ilk blokta onaylanmasını sağlayabilmek için madencilere ödenen ağ ücretini yükseltmek durumunda kalıyorlar. Çünkü madenciler işlemleri onaylarken en yüksek işlem ücretini ödeyene öncelik tanıyor. Bu durum yüksek işlem ücreti ve uzun onay süresi gibi çözülmesi gereken ciddi problemler ortaya çıkarıyor. Bitcoin core ekibi bu sorunların üstesinden gelmek için merkezileşme ve güvenlik gibi bir çok tartışmayı beraberinde getiren üçünçü parti Lightning Network katmanını kullanmayı düşünüyor. Çözüm: DigiSpeed

DigiSpeed

4 Aralık 2015 tarihinde DigiByte'ın hayata geçirdiği dördüncü geliştirme olan DigiSpeed sayesinde DigiByte 15 saniyelik blok süreleri kullanabiliyor ve şu anda saniyede 560 olan işlem kapasitesini ekstra bir hard fork yapmaya gerek duymaksızın her 2 yılda bir blok boyutu artışı ile 2 ye katlayabiliyor. Bu sayede üçüncü parti katmanlara ihtiyaç duyulmadan tüm ölçekleme sorunu Blockchain üzerinde çözülmüş oluyor. İşlemler yok denilebilecek kadar düşük ücretler ile 15 saniye içerisinde onaylanıyor. 2035 yılında saniyede 280.000 işlem kapasitesine erişecek olan DigiByte şu anki kapasitesiyle bile ilk 50 blok zincirinin mevcut işlem yükünün toplamının 10 katını hiçbir sorun yaşamadan karşılayabiliyor.

DigiByte Topluluğunun geliştirdiği bu teknolojiler her geçen gün daha çok Blockchain tarafından örnek alınarak kendi projelerine uyarlanıyor ve sorunsuzca kullanılıyor.

Yorumlar

Haftanın Popüler Makaleleri:

Hangi Cüzdan?

Nereden Alırım?

Nasıl Mining Yaparım?